KONFORMİZM ÜZERİNE OKUMALAR: MODERNİZE STEREOTİP
İngilizce ‘con’ yani ‘birlikte’, ‘uygun’, ‘uyarlama’, ‘ortak’, ‘kaynaşma/alaşım’, ‘beraber’ kelimesi ile ‘form’ yani ‘biçim/şekil’ anlamlarının birleşmesinden doğan conformism/konformizm kavramı ‘bireylerin ve toplumların rızalarının üzerine kurulu ancak onları yönlendirme etkisine sahip bir uymacılık, itaat, boyun eğme, uyumluluk, uydumculuk ve uysallık’ akıl ve ahlakı olarak tanımlanır.
Modern dönemin getirdiği veyahut oluşturduğu modernize bireyler tektipleştirilmiş bir evrene sığınarak yaşamlarını sürdürürler. Egemen hareketlerin, düşüncelere uymayı ilke edinmiş stereotipler ‘kabul görme’ motivasyonundan yola çıkarak daha rahat bir yaşam sürdürmeyi arzu edinmektedir. Sanayi sonrası kent yaşamının ‘neredeyse’ zorunlu kıldığı bu yaşam tarzı bireyi bir kuklaya çevirmiş ve güçlü kollar altında olmayı irdelemiştir. Bir yere ‘sığınmanın’ rahatlatıcı gücü her taraftan hissedilmektedir. Nitekim bu olgu her alanla düalite kurmakta hakim olmuş ve bireylerin zihinlerine iştigal etmiş durumdadır. Nonkonformist birey olmak giderek zorlaşıyor ve bu çatırdayamayan düzene bileyici bir biçime bürünüp mücadelelerini sürdürmektedir ve sanatlarını buna göre icra etmişlerdir. Örneğin, Edip Cansever’in bazı dizeleri bu nonkonformist ve tektipleşmemiş bireylere bir göndermedir:
“Güçlenir yalnızlığımız –çünkü bir gün nasılsa
Çirkindir bir görünmek, yarışmak olağanlıkta-
Sanki böyle kalmışsak ne çıkar karanlıkta
Yaşarız yaşanırsa azıcık ayrıntılarda
Sen sıkıntı mavi ve uzun
Boşalan bardakları bir daha bir daha doldurduğumuzun”
Stereotip olmak rahatlatıcıdır bilhassa üzerinde egemen olmuş kolların altında sığınırken. Modernizmin getirdiği bu kavramlar zamanla ve yavaş yavaş empoze edilerek insanların fizyolojisine ve zihinlerine zerk olmuştur.
Modern insan, modernleşmenin bir örnekleştirici, tek tipleştirici baskısıyla birlikte; toplumsallaşmanın gereklerinin ortaya çıkardığı büyük bir oyuncudur. O, kamuya çıktığı noktalarda, kimliğinin belirli bir yönünü vurgulamak için; davranış, mimik, konuşma biçimini, usta bir oyuncu gibi, seferber edebilir ve kullanabilir. Vermek istediği imajla çelişen her şeyi de, mümkün olduğunca gizleyebilir. “(...) modern dünya bir gösteriş dünyasından ibarettir. Güzellik, sevgi, sadâkat ve hakîkat gibi modern bireyin propaganda ettiğini söylediği değerler, aslında sadece sosyal ilişkileri esnek bir şekilde yürütmekten başka bir işe yaramazlar. Bu yönüyle modern insan, sadece büyük bir iletişimci değil, aynı zamanda büyük bir sahtekârdır.”
Yaşamımızda çoğu ihtiyaçları gidermek için bu düzene karşı besleyici tavır unsuru olarak konformist bireylere dönüşerek kendi iç yaşamamızda ise nonkonformist birey olarak yaşamı idame etme tebaasını edinmiş varlıklarız.
Arkası sonra...
Hiç yorum yok: